Kimsenin Ahiret Akıbetini Bilmeden Kesin Konuşmamak
Kısa Eylem
Kimsenin Ahiret Akıbetini Bilmeden Kesin Konuşmamak
Uygulama
"İnsanların ahiret akıbeti hakkında kesin hüküm vermekten sakınmak."
Rivayet Eden
Hârice b. Zeyd / Ümmü'l-Alâ (r.a.)Kaynak
📚 Sahih al-Bukhari 7003
Hadis Metni (Türkçe)
Hârice b. Zeyd b. Sâbit’in rivayetine göre Ensar’dan olup Resûlullah’a (s.a.v.) biat eden Ümmü’l-Alâ şöyle anlattı: Muhacirler kura ile aramızda paylaştırıldı ve Osman b. Maz‘ûn bize düştü. Onu evlerimize yerleştirdik. Sonra vefat ettiği hastalığa yakalandı. Vefat edip yıkanınca ve kefenlenince Resûlullah geldi. Ben “Allah sana rahmet etsin ey Ebû’s-Sâib; Allah’ın sana ikram ettiğine şahitlik ederim” dedim. Peygamber “Allah’ın ona ikram ettiğini nereden biliyorsun?” buyurdu. Ben “Anam babam sana feda olsun; Allah ikram etmeyecekse kime ikram eder?” dedim. Peygamber “Ona kesin olan ölüm gelmiştir. Vallahi onun için hayır umarım. Fakat ben Allah’ın Resûlü olduğum halde bana ne yapılacağını bilmem” buyurdu. Ümmü’l-Alâ “Bundan sonra kimseyi kesin olarak temize çıkarmayacağım” dedi.
Türkçe Açıklama
Bu hadis, salih kimseler için hayır ummayı fakat Allah’ın hükmü hakkında bilgisiz kesin konuşmamayı öğretir.
Arapça Açıklama
فيه الأدب في تزكية الناس والرجاء للصالحين دون القطع بما عند الله.